ANTEP SAVUNMASI
I. Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Ateşkes Anlaşması (30 Ekim 1918) Müttefik Kuvvetlerin işgallerine son vermek yerine hukukî dayanak oluşturmuştur. Özellikle bu anlaşmanın 7. maddesi (Müttefikler emniyetlerini tehdit edecek durum karşısında herhangi bir stratejik noktayı işgal hakkına sahip olacaktır.) Müttefiklerin amaçları doğrultusunda yapılmıştır.

Osmanlı Devleti'nin savaştığı cepheler içinde önemli bir yer teşkil eden diğer cephelerden biri de Güney Cephesi'dir. Ve bu cepheyi önemli kılan da Şüphesiz Antep Savunması olmuştur. İngilizler, Mondros Ateşkes Anlaşması'nın 7. maddesini dayanak göstererek Halep'in kuzeyine geçmişler ve Antep Bölgesine sözde kışı geçirmek ve hayvanlarına yem temin etmek için yerleştiklerini açıklamışlardır. Bu gerekçeyle İngilizler önce Kilis'i (6 Aralık 1918), daha sonra da Antep'i (17 Aralık 1918) işgal etmişler, bununla da yetinmeyerek ilerlemeyi sürdürmüşlerdir.

17 Aralık 1918-26 Ekim 1919 tarihleri arasında gerçekleşen bu dönem 10 ay 10 gün devam etmiştir. İkinci dönem Fransız işgalidir. Fransızlar da Suriye İtilafnamesine dayanarak, Antep'i İngilizlerden devralırlar. 27 Ekim 1919-25 Aralık 1921 tarihleri arasındaki bu dönem de 25 ay 28 gün devam etmiştir.bunun da 27 Ekim 1919-1 Nisan 1920 tarihleri arasındaki 5 ay 4 günü pasif; 1 Nisan 1920-9 Şubat 1921 arasındaki 10 ay 8 günü aktif; 9 Şubat 1921-25 Aralık 1921 tarihleri arasındaki 10 ay 16 günü yine pasif mücadeledir. Antepliler Antep'i düşman işgalinden kurtarmak için 2 yıl 1 ay 28 gün mücadele etmişlerdir.

Vatan, hürriyet ve namus uğruna mücadele ederek 9 Şubat 1921' de sessizliğe bürünen Antep, Gazi Mustafa Kemal Atatürk' ün diplomatik alandaki siyasi zaferi olan 20 Ekim 1921' de Fransızlarla imzalan Ankara İtilafnamesi' nden sonra, 25 Aralık 1921' de özgürlüğüne kavuşmuştur.

Bu haklı ve eşsiz mücadeleyi yeni nesillere aktarmak ve bir ulusun bağımsızlık yolunda verdiği inanılmaz savaşı tüm dünyaya tanıtmak amacıyla hazırladığımız bu sayfa "Gaziantep Savunması" na ilişkin tüm verileri kapsaması açısından da ayrı bir kaynak olması amacıyla önem taşımaktadır.


M.Kemal Atatürk
"Ben Antepliler’in gözlerinden nasıl öpmem ki? Onlar yalnız Antep’i değil Türkiye’yi de kurtardılar."

Tümü için tıklayınız...