KAHRAMANLAR
Sayfalar : [1] 2 3 4 5 6
ŞAHİN BEY

Şahin Bey, ona halk tarafından verilen bir isimdir. Asıl adı Mehmet Sait’tir.1877’de Gaziantep’in Bostancı Mahallesinde doğmuş, 1899 ‘da Yemen’e er olarak gitmiştir. Yemen’de çalışkanlığı, vazifesinde gösterdiği başarı neticesinde başçavuş olmuştur.. 1911 yılında Trablusgarp savaşlarına gönüllü olarak katılmışdı. Balkan Savaşlarında Çatalca Cephesinde savaştı. Galiçya'da 15. Türk kolordusunda savaşan Şahin Bey, 1917 Ekiminde Sina Cephesinde görev almış ve rütbesi teğmenliğe yükselmişti. İngilizlere esir düşmüş ve Mısır’da Seydi Beşir kampında Aralık 1919’a kadar kaldı. Mütarekeden sonra İngilizler Türk esirlerini serbest bırakmaları üzerine 13 Aralık 1919 ‘da İstanbul’a geldi. Ali Rıza Paşa kabinesinde Harbiye Nazırı olan Cemal Paşa'ya müracaat ederek bir vazifeye tayin istedi.Talep doğrultusunda  Antep’e yakın Birecik ilçesi Askerlik Şube Başkanlığına tayin edildi. O esnada Fransızlar, Antep vaziyetini bir an önce düzeltip, burada kuvvetli bulunmak için Katma-Kilis-Antep yolu ile buraya sürekli olarak takviye kuvvetleri getirmekte ve bu yol üzerinde serbestçe hareket etmekteydi. Şahin Bey,  Antep’e geldiğinde Birecik’e gitmekten vazgeçerek, Antep Heyet-i Merkeziyesine müracaat etti ve görev istedi. Şahin Bey, Heyet-i Merkeziye azasından muhtar ( Gögüş) Beyin samimi ve eski bir dostu idi. Muhtar Bey onu Heyet-i Merkeziyedeki arkadaşlarıyla tanıştırdı. Kilis yolunun Ulumasere Köyü civarının reisliği Heyet-i Merkeziye tarfından Ulumesereli Karaca Kiya’ya verilmişti. Bu görev Şahin Bey’e edildi.Uzun savaş yılları boyunca hasretini çektiği yavrusu ve eşi ile yalnız iki gün beraber kaldı. Bunları merhum Ahmet Muhtar Bey’e emanet ederek, üçüncü gün hemen yeni işinin başına hareket etti. Şahin Bey’e Hacı Halil Ağazade Zeki Bey refakat ediyordu. Zeki Bey, Şahin Bey’i kendi köyü olan Beşgöz’e götürdü ve çevre köylerin ileri gelenlerini Şahin Bey ile tanıştırdı. Şoseye çok yakın açık bir arazide bulunan Beşgöz köyünü ikamet için uygun bulmayarak bu köyün batısında, üç dört kilometre mesafede, etrafı tepelerle çevrili Çapalı köyünü karargâh yaptı ve Beyazınoğullarına ait konağa yerleşti. Şahin Bey, Ulumasereli Karaca Kiya’dan kumandanlığı teslim aldıktan sonra, mevcut kuvvetlerle teker teker konuştu. Savaş görmüş ve askerlikte onbaşı ve çavuş olmuş Türklerin kumandasında küçük birlikler kurdu. Kısa bir müddet zarfında Lohan, Kürüm, Cilcime, Millî, Karsakal, Kehriz, Mezraa, Ulumasere, Kazıklı, Hacaz ve civar köylerden gönüllüler çağırarak 100 kişilik bir kuvvet teşkil etti. Antep Heyet-i Merkeziyesinden gönderilen erzak ve takviye birlikleriyle de yakından ilgilendi. Şahin Bey Kilis-Antep Şosesi üzerinde üç müdafaa hattı tesbit etti. Birinci müdafaa hattı: Kızılburun denilen ve Arap Höyüğü-Minadır Köyleri arasında geçen şosenin sağ ve solundaki tepelerdi. Bu hat, batıda Acar Köyüne, doğuda da Kantara Köyüne kadar uzanan, takriben 5 km. uzunlukta bir müdafaa mevzii idi. İkinci müdafaa hattı: Kertil idi. Kertil sırtları, Kapcağız Köyünün batı yamaçları, Kazıklı Köyünün doğu ve batısındaki tepelerden ibaretti. Üçüncü müdafaa hattı: Elmalı, Bostancık Köylerinin kuzey sırtlarıydı. 19 Ocak 1920’de Antep’ten Maraş’a hareket eden bir Fransız iaşe kolu Aksu civarında Molla Karayılan kuvvetleri tarafından pusuya düşürülerek tamamen imha edildi.  Aksu köprüsü tahrip edildi, telgraf hatları da tamamen kesildi.16 Şubat 1336 tarihli Hakimiyet-i Milliye gazetesi’nde: Kilis-Antep yolu üzerinde Fransız otomobili zannıyla bir otomobile saldırılmıştır. Aynı yolu takip eden bir Fransız kafilesi ahalinin şiddetli bir saldırısı üzerine bir kaç ölü ve yaralı bırakarak Kilis’e geri dönmeye mecbur bırakıldı. 

 Fransızlar mevkilerini sağlamlaştırmak gereğini duymaya başladılar. Bu hazırlıklar ahaliyi bir kat daha galeyana sevk ediyordu. İşgal devam ettikçe Antep’te dahi ahaliyi zaptedebilecek hiçbir kuvvet mevcut olmadığından daha da üzücü olaylar baş göstermeye başladı. Nitekim; 31 Ocak' ta meydana gelen olaylar sırasında Fransız askerleri Türkler tarafından adam akıllı dövüldü. Fakat olaylar daha fazla büyümeden ileri gelen birtakım kişilerin telkin edici konuşmalarıyla sükûnet tekrar sağlandı.

 Teşkilatını tamamlayan Şahin Bey, Şubat ayından itibaren Kilis-Antep karayolunu kapattı. 2 Şubat 1920 tarihinde Şahin Bey tarafından Fransız kumandanına bir mektup gönderildi. Şahin Bey’in kumandana yazdığı mektupta şunlar vardı:

Sayfalar : [1] 2 3 4 5 6


M.Kemal Atatürk
"Ben Antepliler’in gözlerinden nasıl öpmem ki? Onlar yalnız Antep’i değil Türkiye’yi de kurtardılar."

Tümü için tıklayınız...