MISIR SORUNU VE NİZİP SAVAŞI
Sayfalar : 1 [2] 3

“Buyrultu Antep’e

Halen mütesellim ( kaymakam) olan Ayan Arif Ağa’nın mütesellim tayin edilip tarafınıza gönderildiği, kendini mütesellim bilip mütesellimliğe dair işler için söz ve oyuna bağlanınız. Bundan böyle hepiniz ırz ve edebinizle oturunuz. Eğer eski Antepliliğinizi tekrar ederseniz biz adam öldürmeden usanmadık. Allah hakkı için Antep’in ne kadar ileri geleni varsa Akka’da taş altıda çürütürüz.Birden adam öldürmeyiz. Hiç erkek bırakmayarak Antep’in dümdüz edileceği, belirtilmiş olup buna göre hareket eylemeniz babında işbu buyrultu yazıldı.Kısa bir zaman içinde vergi adı altında insafsız bir soygun ve talan başladı. Fransız seyyah Baltisin Paujoulat’ın Anadolu, Suriye ve Filistin Seyahatnamesinde İbrahim Paşanın emirlerine karşı gelen 400 Antepli kafası kesilmek suretiyle idam edilmiştir. Bu gibi olaylar Mısır ordusuna duyulan öfkeyi arttırdı.

                                          NİZİP SAVAŞI ( 24 Temmuz 1839)

Kütahya anlaşmasının uygulanması sırasında birtakım anlaşmazlıklar meydana geldi. Mehmet Ali Paşanın elinde geçen yerlerin vergileri konusunda anlaşmazlıklar oldu. Mehmet Ali Paşa’da Mısır’ın bağımsızlığı konusu da diplomatik çalışmalarını sürdürüyordu. Öyle ki Avrupa’nın desteğini alabilmek için İbrahim Paşa Suriye Hristiyanlarına fazla haklar tanıması Müslümanlarla eşitlik prensibini ortaya koyması Suriye halkını Mehmet Ali Paşa’ya ayaklanmalara sevketti. Osmanlı sultanı II.Mahmud bu durumdan memnun olmuş ve ayaklanmaları destekliyordu. Bu arada Osmanlı ordusu da nisbeten düzene girmişti. Mehmet Ali Paşa ile Osmanlı Devleti aralarında yaptıkları birtakım görüşmelerde bir anlaşma sağlayamadılar. Mehmet Ali Paşa her yıl Osmanlı Devleti’ne vermesi gereken vergiyi göndermedi ve bağımsızlığını ilan etti. Bu durumda II. Mahmud Rusya’nın da desteğini alarak Mehmet Ali Paşa’ya karşı savaşa girişilmesi için emir verdi.( 21 Nisan 1839) Osmanlı ordusu Antep’in güneydoğusundaki Nizip’te konakladı. İbrahim Paşa ise karargahını Halep’te kurdu. Osmanlı ordusunun başında Hafız Ahmet Paşa bulunuyordu. Osmanlı ordusunda ayrıca Prusya’dan getirilmiş subaylar bulunuyordu. Bunların arasında ileride Prusya genelkurmay başkanı olacak Helmut Von Moltke’de bulunuyordu. Askeri sayı bakımından Osmanlı ordusu ile Mısır ordusu eşit durumda bulunuyorlardı. Ama İbrahim Paşa’nın ordusu Osmanlı ordusuna kıyasla daha iyi durumda bulunuyordu. Sayıca İbrahim Paşa’nın ordusu Osmanlı ordusundan 10 bin kadar fazla idi. Fakat İbrahim Paşa ordusunun bir bölümü yeni işgal edilmiş yerlerden toplanmış kişiler olduğu için, bu ordudan sürekli Osmanlı ordusuna günde 30,40 kişi iltica ediyordu. Mısır ordusunda yokluk hüküm sürüyor ve Suriye şehirleri Mısırlılara isyan halinde bulunuyordu. Osmanlı ordusunun öncüleri 20 Mayıs 1839’da Nizip’in ilerisine tam sınıra varmışlardı. Birecik’te Fırat Nehri kenarında karargahını kurdu. Moltke savaş başlamadan civardaki kuvvetlerin de gelmesini beklemek gerektiğini düşünüyordu. Fakat Hafız Ahmet Paşa ise bir an önce savaşmak istiyordu. Fakat İbrahim Paşa çarpışmaya hiç niyeti yoktu. Çünkü Mısır ve Suriye’de ayaklanmalar çıkmıştı. Fakat İbrahim Paşa’yı harekete geçiren şey Anteplilerin yaptığı şu olay olmuştur :

Osmanlı ordusunun süvari kuvvetleri sınırın beş saat ötesine kadar uzanmıştı. Savaşın başladığını gören Antep halkı şehirdeki Mısır kuvvetlerini iç kaleye hapsetmişti. Bu kuvvetler hafif bir bombardımana dayandılar. Fakat bunlar tedahüle kalmış olan 18 aylıklarının ödeneceği vaad edilince sadece teslim olmakşla kalmayıp Osmanlı hizmetine geçtiler. Bu durum bardağı taşıran son damla olmuştu. Bu durum üzerine İbrahim Paşa ordusu 20 Haziran günü Osmanlı ordusundan 1,5 saat mesafede karargah kurdu. Hafız Ahmet Paşa’ya orduyu geri çekmesi konusunda önerilerde bulunulmuş fakat Hafız Ahmet Paşa orduyu geri çekmemiştir. Moltke’ye göre bu çekilmenin düşmanın saldırısıyla olmayıp kendi rızasıyla olacağını söylemesine rağmen bunu kabul ettiremedi. Hafız Ahmet Paşa geri çekilirse Antep’in elden çıkacağını söylemiş olmalı ki Moltke bu kadar önemli olayın yanında Antep’in elden çıkmasının üstünde durulacak bir şey olmadığını asıl önemli olanın İbrahim Paşa’nın ordusunu mahvetmek olduğunu söylemişti ve Nizip’te daha fazla kalmaktan doğacak sonucu kabul etmeyeceğini bildirmişti.Mısırlılardan beklenen saldırı 24 Haziran 1839’da başladı. Hafız Paşa önderliğindeki Osmanlı ordusu 4 saat içinde İbrahim Paşa önderliğindeki mısır ordusuna mağlup oldu. Osmanlı ordusu birçok şehit ve yaralı bırakmıştı. İbrahim Paşa ikinci defa Osmanlı ordusunu mağlup etmiş ve İstanbul yolu ikinci defa açılmış oldu. II. Mahmud yenilgi haberi gelmezden birkaç gün evvel vefat etmiş ve yerine oğlu Abdülmecid geçmişti.Nizip Savaşı’nın ertesi günü İbrahim Paşa Antep halkına gönderdiği bildiride şöyle diyordu:

Sayfalar : 1 [2] 3


M.Kemal Atatürk
"Ben Antepliler’in gözlerinden nasıl öpmem ki? Onlar yalnız Antep’i değil Türkiye’yi de kurtardılar."

Tümü için tıklayınız...