TARİH ÖNCESİ VE TARİHİ ÇAĞLARDA ANTEP
Sayfalar : 1 2 3 [4]

İranlılar( Medler, Persler) Hakimiyetindeki Gaziantep ( M.Ö. 613-329)

Gaziantep şehri M.Ö. 612 yılında İran kökenli Medlerin istilasına uğramış ve Medlerin siyasi hakimiyetine girmişlerdir. İran topraklarında yaşayan Medler M.Ö. 613-612 yıllarında medya kralı Kıyaksar önderliğinde Asurları mağlup etmiş ve Asurların başkenti olan Ninova’yı almalarıyla birlikte Dülük bölgesi de İran’daki saltanat değişikliğine karşın uzun süre İranlıların nüfus sahası içinde kaldı.M.Ö. 612-546 yılları döneminde Gaziantep yöresi kentlerinde İran kültürü yavaş yavaş ağırlığını hissettirmeye başladı. Bu kültür Medlerin yerini alan Persler döneminde de devam etti.

  HELLENİSTİK KÜLTÜR DEVİRLERİ (M.Ö.333-M.S.395)

  İskender İmparatorluğu Devri ( M.Ö.333-306)

Makedonya’da küçük bir devletin başına geçen İskender devamlı Pers saldırılarından yoksul düşmüş Yunan şehir devletlerini birleştirdi. Ve Helen birliğini meydana getirdi. Sonra İran’a doğru yürüyüşe geçerek Pers ordularını arka arkaya yendi.M.Ö.333 senesinde Antep yöresi şehirlerini de imparatorluğuna kattı. Antep yöresinde içişlerinde bağımsız, zamanla Helen kültürünün hakim hale geldiği küçük şehir devletçikleri gelişti. Ticaret ve sanayi alanında da büyük bir gelişme görüldü.

Selefkuslar ( Helenistik Krallar) Devri ( M.Ö. 306-64)

Büyük İskender ölünce imparatorluk toprakları kumandanlar arasında pay edildi. Ege kıyılarından Irak’a kadar uzanan toprak parçalarında yer alan Selevki, Helen krallarının ilk zamanlarında Antep yöresinde can, mal, yol güvenliği sağlanmıştı. Bu devirde ( Dülük) Antiochia Ad Taurum adı altında, Antakya’ya bağlı bir şehir olarak gelişti. Yörede birçok yeni kale ve şehirler kuruldu. Yeni yerleşme merkezlerinde zamanla ferdiyetçi, Hellenistik kültür, Yunan dili ve yazısı, güneş ve tarım dinleri hakim oldular. Ferdiyetçi Helen kültürünün bünyesi, halkı büyük devlet halinde ve birlik içinde tutmaya elverişli olmadığından, zamanla halk küçük gruplara ayrıldı ve idari yapı bozuldu.

Roma ve Bizans Dönemi ( M.Ö190-M.S.395) ( M.S. 395-638)

Roma İmparatoru Pompeus zamanında Gaziantep Roma imparatorluğuna katıldı. Romalılar yerli halkların gelenek, göreneklerine dillerine ve dinlerine karışmadıkları için kısa sürede siyasi üstünlük kurdular. Antep yöresinde kent çatışmaları bu dönemde sona erdi. Roma döneminde de Helenistik kültür devam etti. Bu kültür daha çok-Helen-Latin kültürünün karışımı biçimindeydi. Roma egemenliğinin sağladığı güvenlik ortamında Doliche ( Dülük), Kilize( Kilis) Korus ve Belkıs gibi kentler hızla gelişme gösterdi. İsa’nın 12 havarilerinden birisi olan Aziz Yuhanna ( Johannes) Rum Kale olarak bilinen bölgeyi merkez edinerek Hrıstiyanlığın yayılması için çaba harcamıştır. Roma’nın uyguladığı bu esnek yönetimin bir sonucu olarak da Musevilik ve Hrıstiyanlık gibi ilahi dinlerin yayılmasını ve gelişmesini sağladı. Eski çağlardan beri çok tanrılı dinlerin yan yana geliştiği Gaziantep yöresinde bu dinin yayılmasına halkın bir bölümü karşı çıktı. Çok tanrılı dinlerin merkezi olan Dolike ile Hırıstiyanlığın yayılma merkezi olan Rum Kale arasında bu konuda büyük çatışmalar meydana geldi. Gaziantep çevresinde Romalılardan kalma birçok tarihi eser bulunmaktadır. Gaziantep’in Dülük köyünde Dülükbaba tepesinde ve Yavuzeli ilçesinin Halilbaş köyünde 10-15 basamakla inilen, içinde 3, 5, 7, 9 sabit lahit şeklindeki mezarlar Romalılar döneminden kalmıştır. Roma İmparatorluğu ikiye ayrıldığı ( M.S.395) Doğu Roma( Bizans): Balkan yarımadasıyla, Anadolu, Ermenistan, Suriye ve Mısır bölgesine hakimdi. Gaziantep ve çevresi Bizanslılara bağlı Suriye eyaletine bağlı idi. Bu dönemde doğuda Perslerde güçlenmiş ve doğunun hakimiyeti için Bizans ile mücadeleye başladılar. M.S. 591-638 yılları arasında Persler ve Bizanslılar arasında savaşlar başlamış ve Gaziantep bu dönemde birkaç kez el değiştirmiştir. Pers kralı Nuşirevan’ın Bizanslılarla Nizip’te yaptığı savaş sonucunda Gaziantep çevresi büyük yıkıma uğramıştır. M.S.604 yılında Persler tekrar Bizanslılara savaş ilan etmiş ve Urfa, Nizip, Antep, ve Antakya’ya kadar ilerleyen Pers orduları buraları yağmalamıştır. Bu savaşlar sonucunda Gaziantep yöresi halkı yoksul düşmüş, köylerde nüfus azalmış ve kentler küçülmüştür. Bizanslıların son zamanlarında Antep ve çevresinde Hrıstiyanlık dini çoğunluğa hakimdi. Gaziantep yöresinde bulunan kiliselerin büyük bir bölümü Bizans dönemine aittir.
Bugün şehrin ortasında yer alan ve yapım tarihi bilinmeyen Gaziantep kalesi Bizans imparatoru Justinyanus ( M.S. 527-565) döneminde restore edilerek ,bugünkü kale görünümüne kavuşturulmuştur.

Sayfalar : 1 2 3 [4]


M.Kemal Atatürk
"Ben Antepliler’in gözlerinden nasıl öpmem ki? Onlar yalnız Antep’i değil Türkiye’yi de kurtardılar."

Tümü için tıklayınız...