FRANSIZLARLA MÜTAREKE VE ANTEP SAVUNMASININ ÜÇÜNCÜ DEVRESİ
Sayfalar : 1 [2]

Antepliler Tarafından Fransızlara Yapılan Üçüncü Kuşatma

4 Haziran 1920 tarihinde Ankara hükümetinden, Antep Askerlik Dairesi Başkanı İrfan Bey’e gönderilen telgrafta: Antep’in Fransızlar tarafından acilen tahliyesi lazımdır. Antep’te top menzili dahilinde hiçbir Fransız Ordugahı bulunmasına muvafakat edilemez.
Savaşa devam edilmesi için ,T.B.M.M. Reisliğin’den yukarıdaki telgraf çekildiğinden başka , Ankara Hükümeti.Anadolunun güneyinde Fransızlara karşı savaşan Türk çetelerini ordu şeklinde teşkilatlandırmak amacı ile 20 Haziran 1920 tarihinde , 2.Kolordu Kumandanlığına Selahaddin Adil Paşa’yı tayin etmiş, Kolordu’ya bağlı Antep mıntıka Kumandanlığına ise Miralay İrfan Bey getirilmiştir.Kesin sonucu almak ve Antep’i kurtarmak için, Antep.’e bir taarruz tertibi 2. Kolordu Komutanı Selahaddin Adil, Maraş’tan hareket ederek 26 Temmuz 1920 günü Antep’in 12 km kuzeybatısındaki Sam Köyü’ne geldi.28 Temmuz 1920 günüde Antep’te bulunan Bölge Komutanı İrfan Bey, Heyet-i Merkeziye Başkanı Ferit Bey ve arkadaşlarından bazıları bu köye giderek Kolordu Komutanıyla temasa geçtiler.29 Temmuz günü 105’lik bir mermi Sipahi Çiftliği üzerine atıldı. Güneydeki tepeler üzerinde Millî Kuvvetlerle, Nizamiye Birlikleri vardı. Bunlarda Mıntıka Kumandanlığı Karargahı ile Amerikan Kolej’i üzerine şiddetli piyade ateşi açmışlardı. Kolej binası oldukça hasara uğramış, fakat piyadelerin taarruzları düşmanın kuvvetli tel örgü engelleri karşısında fazla ileri gidememişti.

Nafak Boğazı Muharebesi

Suriye’deki durumları kısmen düzelen Fransızlar, Antep ‘teki Türk kuvvetlerini yenerek, Antep Meselesini bir an evvel halletmek istiyorlardı. Bu maksatla, 8 Ağustos’ta Akçakoyunlu istikametinden iki alay piyade, ağır toplar ve süvari birlikleri ile takviyeli bir düşman kolunun  Antep’e gelmekte olduğu öğrenilmişti. Bu kıtaların yolda bir baskına uğramaları ihtimali karşısında yardım etmek üzere Antep’ten  de bir yardımcı kuvvet yola çıkarıldı.
8 Ağustos’ta Andrea Kuvvetlerinin keşif kolları Karataş’ta göründükten sonra, Kurbanbaba’ya şiddetle bombardımana başladılar. Bu durum karşısında çevrenin eli silah tutan bütün yurtseverleri yardıma koşup,Nizip’te toplanmışlardı. Türk Kuvvetleri Nafak Boğazı’nın güneybatısında, Körkün civarında önceden pusu kurup, baskın yapmış olmalarına rağmen, Fransız topçusunun ateşi karşısında geri çekilmek mecburiyetinde kaldılar.
Bu geri çekilme esnasında Millî Kuvvetler İrfan Bey ile şehrin haricinde kaldılar. Bu suretle Andrea kuvvetleri Antep’e girmeye ve Antep’in şimdiye kadar sınırlarımız içinde bulunan Güneydoğu bölgesinden bir kısmını da elde etmeye muvaffak oldular.

Sevr Antlaşması

Türk Tarihi için son derece üzücü bir hadise olan Sevr Antlaşması'nın aslını, daha önce izah ettigimiz San Remo Andlaşması teşkil eder. Sevr Antlaşması, 10 Ağustos 1920'de İtalya'ya da yanlarına alan üç devlet ara­sında kararlaştırılmıştı. Fransa ve İngiltere Türk toprakla­rından İtalya'ya da pay veriyorlardı. Antlaşmayı padi­şahın murahhaslarından olan; General Hadi Paşa, Ayan­dan Rıza Tevfik, Türkiye'nin Bern sefıri Reşat Halis Bey imzalamışlardı. Ancak neticesi Türk istiklâlini ortadan kaldırmaya varacak olan bu siyasi vesikâyı, Mustafa Ke­mal'in Anadolu'da kazanacağı zaferler hükümsüz kilacak­tır.
Antlaşma, müstakil bir Ermenistan vücuda gelmesi­ni de kaydediyor ve bunun hudutlarını tesbit etmek vazife­sini A.B.D. hükümetleri reisi Wilson’a bırakıyordu. Hatta bir muhtar Kürdistan bile vücuda getirilerek sonradan is­tiklâli çarelerini düşünmek bile tasavvur edilmişti. İs­tanbul, Osmanlı Devleti'nin başkenti olarak kalıyordu, fa­kat Osmanlı Devleti azınlıkların haklarını gözetmeye İs­tanbul Türklerin elinden alınacaktı. Arabistan ve Mezopo­tamya (Musul dahil) İngiltere'ye bırakılıyordu. Osmanlı Devleti Suriye'yi Fransa'ya bırakıyordu. Sınır, Suriye'nin, Mardin, Urfa ve Cebelibereket'in kuzeyinden geçecek­ti. Buna göre, Antep ve çevresi Anadolu'dan ayrılıyor, Suriye ile birlikte Fransız mandasına ve siliyordu. Bu and­laşmasının esasları Antep’te duyulunca büyük üzüntü duymuştur. Antep’te yaşayan Ermeniler ise sevinç içinde idiler.Bu antlaşma Fransızların büyük kuvvetlerle Antep’e yükleneceğini gösteriyordu.
Sevr Antlaşmasının uygulanması halinde Türkiye arazisi parçalanacak, Osmanlı Hükümeti manen ve maddeten ortadan kalkmış olacaktı. Tüürkiye olarak kalan kısım cansız bir vücuttan başka birşey değildi. Sevr Antlaşması Almanya için, birkaç ay evvel kendi imza etmiş olduğu Versay Antlaşması’nı kesinlik kazandırmıştı.

Sayfalar : 1 [2]


M.Kemal Atatürk
"Ben Antepliler’in gözlerinden nasıl öpmem ki? Onlar yalnız Antep’i değil Türkiye’yi de kurtardılar."

Tümü için tıklayınız...